Ana içeriğe atla

Almanca İkili Bağlaçlar-4 ( Zweiteilige Konnektoren)/ Entweder-oder, sondern-auch

  • Almanca İkili Bağlaçlar-4 ( Zweiteilige Konnektoren)/ Entweder-oder, sondern-auch
  •                               

                Almanca İkili Bağlaçlar-4/ Entweder-oder, sondern-auch 

    Entweder...oder : ya o yada o anlamına karşılık gelir.

    Wir müssen entweder diese Wohnung oder jene Wohnung mieten.

         (ya o daireyi yada o daireyi kiralamalıyız.)

    Ich denke, du solltest entweder das rote oder das blaue Kleid kaufen.

         (Bence ya kırmızı elbiseyi ya da mavi olanı almalısın.)

    Entweder Sie müssen mit dem Rauchen aufhören oder Sie verlieren Ihre Gesundheit.

          (ya sigarayı bırakmalısınız ya da sağlığınızı kaybedeceksiniz.)

    Wir fahren entweder mit dem Auto oder mit dem Zug nach Berlin.

           (ya araba ile ya da tren ile Berline gideriz.)

    Wir haben zwei Möglichkeiten: Entweder wir gehen zusammen oder du fliegst mit dem Flugzeug.

           (iki seçeneğimiz var: ya birlikte gidelim ya da sen uçakla git.)

    Dieses jahr machen wir Urlaub entweder in japan oder in İndonesien.

            (bu yıl ya japonya da yada Endonezyada tatil yapacağız.)

    Nicht nur ,Sondern...auch Bağlacı : Sadece bu değil aynı zamanda bu anlamını taşır.

    Das Haus ist nicht nur schön, sondern auch günstig.

          (Ev sadece güzel değil aynı zamanda ucuz.)

    Diese Idee ist nicht nur unmöglich, sondern auch seltsam.

          (Bu fikir sadece imkansız değil aynı zamanda tuhaf.)

    Mit diesem Projekt werden wir nicht nur Geld verdienen, sondern unser Unternehmen auch bekannt machen.

         (Bu proje ile sadece para kazanmayacağız aynı zamanda firmamız ün yapacak.)

    Er hat mich nicht nur verärgert, sondern mich auch in eine schwierige Situation gebracht.

        (O beni sadece üzmedi aynı zamanda zor durumda bıraktı.)

    Er spricht nicht nur Englisch, sondern auch Spanisch und Türkisch.

        (O sadece ingilizce konuşmuyor hatta ispanyolca ve türkçede konuşuyor.)

    Sowohl..als auch Bağlacı: Türkçede hem.. hem de anlamına eşdeğerdir.

    Sie spricht sowohl Englisch als auch Deutsch.

       (O hem ingilizce hem de Almanca konuşur.)

    Das Haus hat sowohl eine Dusche als auch einen schönen Garten.

       (Evin hem hem duşu hem de çok güzel bir bahçesi var.)

    Er ist sowohl Biologie- als auch Physiklehrer.

        (O hem biyoloji hem de fizik öğretmenidir.)

    Diese Möbel sind sowohl preiswert als auch komfortabel.

        (Bu mobilyalar  hem ucuz  hem de konforlu.)

    Weder ....noch Bağlacı :Ne nede anlamına gelir. Bu bağlaç cümleyi olumsuz yapmak için kullanılır.Cümleye olumsuzluk kattığı için 'nicht' ve 'kein' gibi olumsuzluklar cümlede kullanılmaz. Cümleye iki tane olumsuzluk katan ifade kullanılmaz. 

    Ich fahre weder Auto noch Fahrrad.

        (Ne araba ne de bisiklet sürebiliyorum.)

    Das Haus hat weder eine Waschmaschine noch einen Trockner.

       (Evin ne çamaşır makinesi ne de kurutma makinesi var.)

    Er liebt weder Gemuse noch Obst.

        (O ne sebze ne de meyve sever.)

    Zwar....aber Bağlacı: Gerçi....ama , daha doğrusu..ama anlamına gelir.

    Die Schuhe sind zwar teuer, aber sie sind qualitativ hochwertig.

       (Ayakkabılar gerçi  pahalıdır, ancak yüksek kalitededir.)

    Das Bett ist zwar günstig, aber sehr komfortabel.

      ( Yatak gerçi ucuz ama yine de çok konforlu .)

    Gestern war es zwar sehr kalt, aber wir hatten viel spaß draußen.

      (Gerçi dün çok soğuktu ama yine de çok eğlendik)

    Almanca Bağlaçlar-3 / sonst, so, infolgedessen, allerdings, folglich konusu için linki tıklayınız.





    Bu blogdaki popüler yayınlar

    Almancada Als ve Wenn Bağlaçları (konjuktionen) Almancada Als ve Wenn Bağlaçları (konjuktionen)

                  Almancada “Als” ve “Wenn” Farkı Nedir? (Detaylı Anlatım, Örnekler ve Taktikler – 2026 Güncel Rehber) Almanca öğrenirken en çok kafa karıştıran konulardan biri şüphesiz “als” ve “wenn” bağlaçlarıdır . İkisi de Türkçeye çoğu zaman “-dığında”, “-ince” veya “eğer” şeklinde çevrildiği için öğrenciler sık sık karıştırır. Peki gerçekten farkları nedir? Ne zaman “als”, ne zaman “wenn” kullanmalıyız? Bu kapsamlı rehberde, konuyu en basit mantıkla , bol örnekle ve püf noktalarıyla tamamen öğreneceksin. 📌 Als ve Wenn Arasındaki Temel Fark (Kısa Özet) ALS → Geçmişte sadece 1 kez olan olaylar WENN → Tekrarlayan olaylar + genel durumlar + şimdiki ve gelecek zaman 👉 Eğer bu ayrımı anladıysan, konunun %70’i bitti! 🟢 “Wenn” Bağlacı Nedir ve Ne Zaman Kullanılır? “Wenn” Almanca’da en sık kullanılan bağlaçlardan biridir ve oldukça geniş bir kullanım alanına sahiptir. ✅ 1. Tekrarlayan Olaylar (En Önemli Kullanım) Bir olay birden fazla kez oluyorsa mutlaka ...

    Almanca Hasta-Doktor Konuşmaları

      Almanca öğrenirken en zorlandığım durumlardan biri doktor–hasta konuşmalarıydı .  Günlük hayatta kullandığımız Almanca ile hastanede duyduklarımız çok farklı oluyor. Özellikle çocuğu olanlar ya da Almanya’da doktora gitmek zorunda kalanlar için bazı cümleleri önceden bilmek gerçekten hayat kurtarıyor . Bu yazıda, benim de bizzat karşılaştığım ve öğrendikten sonra “iyi ki biliyorum” dediğim doktor–hasta diyalog kalıplarını paylaşıyorum.  (A1–A2 seviyesi için uygundur.) 👶 Çocuklarla İlgili Doktor Soruları (Sehr häufig!) Doktorlar özellikle çocuk hastalarda çok benzer sorular sorar: Mein Kind ist hingefallen.  → Çocuğum düştü. Mein Kind ist auf den Kopf gefallen.  → Çocuğum başının üzerine düştü.  📌 “auf den Kopf fallen” ifadesi kafa travması şüphesi olduğunda sık kullanılır. Es hat sofort gebrochen.  → Hemen kustu. Mein Sohn klagt über Kopfschmerzen.  → Oğlum baş ağrısından şikâyet ediyor. Hat Ihr Kind Erbrechen?  → Çocuğunuz kusuyo...

    Almanca'da Akusativ-Dativ ve Genetiv Konusu

            Almanca'da Akusativ-Dativ ve Genetiv  Konusu Almanca'da, isim cümleleri (Nomen-Satzglieder) belirli durumlara göre değişirler. Bu durumların ikisi Akkusativ (düzeltme durumu) ve Dativ (yönelme durumu) olarak adlandırılır. İşte daha detaylı bilgi: Akkusativ (düzeltme durumu): Bu durumda, bir isim nesnesi (Akkusativobjekt) eylemin doğrudan etkilenen nesnesidir. Yani, bir fiilin doğrudan etkilediği şeyi ifade eder. Genellikle "wen?" (ne?) ya da "was?" (ne?) sorularıyla belirlenebilir. Örnekler: Ich esse einen Apfel. (Bir elma yiyorum.) - "Apfel" Akkusativ'dir. Sie kauft das Buch. (O kitabı satın alıyor.) - "Buch" Akkusativ'dir. Dativ (yönelme durumu): Bu durumda, bir isim nesnesi (Dativobjekt) eylemin dolaylı etkilenen nesnesidir. Yani, bir fiilin dolaylı olarak etkilediği şeyi ifade eder. Genellikle "wem?" (kime?) sorusuyla belirlenebilir. Örnekler: Ich schenke meinem Bruder ein Buch. (Kardeşime bir kitap hediye ed...