Ana içeriğe atla

„Das Verb ‚halten‘ mit verschiedenen Präpositionen

 


                                                       



Almanca’da “halten” fiili çok sık kullanılır ve kullanılan edata (Präposition) göre farklı anlamlar kazanır. Bu nedenle Almanca öğrenenler için bu fiilin farklı kullanımlarını bilmek oldukça önemlidir.

Bu yazıda “sich halten an”, “halten von” ve “halten für” gibi en önemli kullanımları basit ve anlaşılır örneklerle açıklayacağım.


 1. sich halten an + Akkusativ

sich halten an-------bedeudet,dass man Regeln befolgt (kurallara uymak)

Die Kinder sollen sich an die Schulregeln halten.----Çocuklar okul kurallarına uymalıdır.


2. halten von + Dativ

halten von bedeudet,dass man eine gute oder schlechte Meinung über eine Person oder Sache hat.

(bir şey hakkında fikir sahibi olmak)

Was hältst du von meinem neuen Auto?---Yeni arabam hakkında ne düşünüyorsun?

Was hältst du davon, dass wir das Projekt früher abschließen?--Projeyi daha erken bitirmemiz hakkında ne düşünüyorsun?

Was hälst du vn dieser Idee?---Fikir hakkinda ne düsünüyorsun

Ich halte nichts davon.------hicbirsey düsünmüyorum


 3. halten für + Akkusativ

Bedeutung: birini/bir şeyi … olarak görmek

Ich halte ihn für sehr intelligent.----Onu çok zeki buluyorum

Sie hält das für eine gute Idee.-----Bunu iyi bir fikir olarak görüyor


 4. halten an + Dativ

 Bedeutung: bir şeye bağlı kalmak / vazgeçmemek

Wir halten an unserem Plan fest.→ Planımıza bağlı kalıyoruz

Er hält an seiner Meinung.→ Görüşünden vazgeçmiyor.


5. halten mit + Dativ

 Bedeutung: taraf tutmak / desteklemek

Ich halte zu dir. (daha yaygın: halten zu)→ Senin tarafındayım.

Er hält immer zu seinen Freunden.→ Her zaman arkadaşlarını destekler.


6. halten um + Akkusativ

 Bedeutung: birini bir şeyden sorumlu tutmak (resmi)

Man hält ihn um jeden Fehler.→ Her hatadan onu sorumlu tutuyorlar.



Bu blogdaki popüler yayınlar

Almancada Als ve Wenn Bağlaçları (konjuktionen) Almancada Als ve Wenn Bağlaçları (konjuktionen)

              Almancada “Als” ve “Wenn” Farkı Nedir? (Detaylı Anlatım, Örnekler ve Taktikler – 2026 Güncel Rehber) Almanca öğrenirken en çok kafa karıştıran konulardan biri şüphesiz “als” ve “wenn” bağlaçlarıdır . İkisi de Türkçeye çoğu zaman “-dığında”, “-ince” veya “eğer” şeklinde çevrildiği için öğrenciler sık sık karıştırır. Peki gerçekten farkları nedir? Ne zaman “als”, ne zaman “wenn” kullanmalıyız? Bu kapsamlı rehberde, konuyu en basit mantıkla , bol örnekle ve püf noktalarıyla tamamen öğreneceksin. 📌 Als ve Wenn Arasındaki Temel Fark (Kısa Özet) ALS → Geçmişte sadece 1 kez olan olaylar WENN → Tekrarlayan olaylar + genel durumlar + şimdiki ve gelecek zaman 👉 Eğer bu ayrımı anladıysan, konunun %70’i bitti! 🟢 “Wenn” Bağlacı Nedir ve Ne Zaman Kullanılır? “Wenn” Almanca’da en sık kullanılan bağlaçlardan biridir ve oldukça geniş bir kullanım alanına sahiptir. ✅ 1. Tekrarlayan Olaylar (En Önemli Kullanım) Bir olay birden fazla kez oluyorsa mutlaka ...

Almanca Hasta-Doktor Konuşmaları

  Almanca öğrenirken en zorlandığım durumlardan biri doktor–hasta konuşmalarıydı .  Günlük hayatta kullandığımız Almanca ile hastanede duyduklarımız çok farklı oluyor. Özellikle çocuğu olanlar ya da Almanya’da doktora gitmek zorunda kalanlar için bazı cümleleri önceden bilmek gerçekten hayat kurtarıyor . Bu yazıda, benim de bizzat karşılaştığım ve öğrendikten sonra “iyi ki biliyorum” dediğim doktor–hasta diyalog kalıplarını paylaşıyorum.  (A1–A2 seviyesi için uygundur.) 👶 Çocuklarla İlgili Doktor Soruları (Sehr häufig!) Doktorlar özellikle çocuk hastalarda çok benzer sorular sorar: Mein Kind ist hingefallen.  → Çocuğum düştü. Mein Kind ist auf den Kopf gefallen.  → Çocuğum başının üzerine düştü.  📌 “auf den Kopf fallen” ifadesi kafa travması şüphesi olduğunda sık kullanılır. Es hat sofort gebrochen.  → Hemen kustu. Mein Sohn klagt über Kopfschmerzen.  → Oğlum baş ağrısından şikâyet ediyor. Hat Ihr Kind Erbrechen?  → Çocuğunuz kusuyo...

Almanca'da Akusativ-Dativ ve Genetiv Konusu

        Almanca'da Akusativ-Dativ ve Genetiv  Konusu Almanca'da, isim cümleleri (Nomen-Satzglieder) belirli durumlara göre değişirler. Bu durumların ikisi Akkusativ (düzeltme durumu) ve Dativ (yönelme durumu) olarak adlandırılır. İşte daha detaylı bilgi: Akkusativ (düzeltme durumu): Bu durumda, bir isim nesnesi (Akkusativobjekt) eylemin doğrudan etkilenen nesnesidir. Yani, bir fiilin doğrudan etkilediği şeyi ifade eder. Genellikle "wen?" (ne?) ya da "was?" (ne?) sorularıyla belirlenebilir. Örnekler: Ich esse einen Apfel. (Bir elma yiyorum.) - "Apfel" Akkusativ'dir. Sie kauft das Buch. (O kitabı satın alıyor.) - "Buch" Akkusativ'dir. Dativ (yönelme durumu): Bu durumda, bir isim nesnesi (Dativobjekt) eylemin dolaylı etkilenen nesnesidir. Yani, bir fiilin dolaylı olarak etkilediği şeyi ifade eder. Genellikle "wem?" (kime?) sorusuyla belirlenebilir. Örnekler: Ich schenke meinem Bruder ein Buch. (Kardeşime bir kitap hediye ed...