Ana içeriğe atla

Nomen-Verb-Verbindungen Konusu

Nomen-Verb-Verbindungen Konusu ile ilgili bazı örnekler aşağıda verildi. Bu isim-fiil konusu ile ilgili aynı anlamı taşıyan kelimelerde vardır. Ancak bunları genelde B1 deki kelime listelerinde bulabilirsiniz.

außer Zweifel stehen………….şüphe götürmez, şüphesiz

Es steht außer Zweifel, dass viele Jugendliche zu viel Zeit am Computer verbringen

Pekçok gencin bilgisayar başında çok fazla zaman harcadığına şüphe yok.

Zweifel haben an…………………şüpheleri olmak

Experten haben Zweifel an der Wirksamkeit dieses Medikaments

Uzmanların bu ilacın etkisi hakkında şüpheleri var

aus dem Weg gehen……………kaçınmak, uzak durmak

Seit dem Streit gehen sie sich aus dem weg

Tartışmadan bu yana birbirlerinden kaçıyorlar, uzak duruyorlar.

zur Verfügung stehen für……….temin etmek, sağlamak

Für das Projekt steht nicht genug Geld zur Verfügung

Proje için yeterli para yok

Verantwortung tragen für…………..sorumluluk, sorumlu olmak

Die Gesellschaft trägt die Verantwortung für die Jugendlichen

Toplum gençlerden sorumludur

eine Verabredung treffen (mit/zu)………randevu ayarlamak, randevu almak

Dort kann man hingehen, ohne vorher eine Verabredung zu treffen.

Randevu almadan gelemezsiniz, önceden randevu almanız şart.

Stellung nehmen zu…………….fikrini ifade etmek

Ich möchte dazu kurz Stelleung nehmen

bu konuda kısaca yorum yapmak istiyorum

auf dem Standpunkt stehen…………bakış açısı üzerinde durmak, bir konu hakkında düşünmek

Ich stehe auf dem Standtpunkt , dass Jugendliche mehr Unterstützung brauchen.

Gençlerin daha fazla desteğe ihtiyacı olduğunu düşünüyorum

zur Sprache bringen……………gündeme getirmek

Ihr könnt eure eigenen Sorgen selbst zur Sprache bringen

Kendi endişelerinizi kendiniz dile getirebilirsiniz

!!!!!!!Örneğin bu örnekteki sich Sorgen machen bir Nomen-Verb-Verbindungen konusu için örnektir. Ancak biz sich Sorgen machen yerine sich Sorgen da kullanabiliriz. Her iki ifade de endişelenmek anlamı taşıyor.

sich Sorgen machen um……..endişelenmek

Eltern machen sich Sorgen um ihre 13-jährige Tochter

Aileler 13 yaşındaki kızları için endişeleniyor

in Schutz nehmen vor……………korumak, savunmak

Das war nicht in Ordnung, aber du nimmst ihn wieder vor mir in Schuz!

Bu doğru değildi ama onu yine benden koruyorsun!

!!!!!!!!!!!!Burada da Schluss machen mit ile beenden aynı anlamı ifade eder. Her ikisi de sonlandırmak anlamında kullanılır.

Schluss machen mit…………..sonlandırmak

Mit der Wasserverschwendung müssen wir endlich Schluss machen

Sonunda su israfına bir son vermeliyiz.

Ruhe bewahren………..sakin olmak, sakin kalmak

Auch in einer wichtiegen Prüfung sollten wir vor allem Ruhe bewahren.

Auch in einer wichtiegen Prüfung sollten wir vor allem Ruhe bewahren.

Rücksicht nehmen auf ( rücksichtsvoll sein)…………..saygılı olmak dikkate almak

In einer Demokratie müssen alle aufeinander Rücksicht nehmen

Demokraside herkes birbirine saygılı olmak zorundadır.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Almancada Als ve Wenn Bağlaçları (konjuktionen) Almancada Als ve Wenn Bağlaçları (konjuktionen)

              Almancada “Als” ve “Wenn” Farkı Nedir? (Detaylı Anlatım, Örnekler ve Taktikler – 2026 Güncel Rehber) Almanca öğrenirken en çok kafa karıştıran konulardan biri şüphesiz “als” ve “wenn” bağlaçlarıdır . İkisi de Türkçeye çoğu zaman “-dığında”, “-ince” veya “eğer” şeklinde çevrildiği için öğrenciler sık sık karıştırır. Peki gerçekten farkları nedir? Ne zaman “als”, ne zaman “wenn” kullanmalıyız? Bu kapsamlı rehberde, konuyu en basit mantıkla , bol örnekle ve püf noktalarıyla tamamen öğreneceksin. 📌 Als ve Wenn Arasındaki Temel Fark (Kısa Özet) ALS → Geçmişte sadece 1 kez olan olaylar WENN → Tekrarlayan olaylar + genel durumlar + şimdiki ve gelecek zaman 👉 Eğer bu ayrımı anladıysan, konunun %70’i bitti! 🟢 “Wenn” Bağlacı Nedir ve Ne Zaman Kullanılır? “Wenn” Almanca’da en sık kullanılan bağlaçlardan biridir ve oldukça geniş bir kullanım alanına sahiptir. ✅ 1. Tekrarlayan Olaylar (En Önemli Kullanım) Bir olay birden fazla kez oluyorsa mutlaka ...

Almanca Hasta-Doktor Konuşmaları

  Almanca öğrenirken en zorlandığım durumlardan biri doktor–hasta konuşmalarıydı .  Günlük hayatta kullandığımız Almanca ile hastanede duyduklarımız çok farklı oluyor. Özellikle çocuğu olanlar ya da Almanya’da doktora gitmek zorunda kalanlar için bazı cümleleri önceden bilmek gerçekten hayat kurtarıyor . Bu yazıda, benim de bizzat karşılaştığım ve öğrendikten sonra “iyi ki biliyorum” dediğim doktor–hasta diyalog kalıplarını paylaşıyorum.  (A1–A2 seviyesi için uygundur.) 👶 Çocuklarla İlgili Doktor Soruları (Sehr häufig!) Doktorlar özellikle çocuk hastalarda çok benzer sorular sorar: Mein Kind ist hingefallen.  → Çocuğum düştü. Mein Kind ist auf den Kopf gefallen.  → Çocuğum başının üzerine düştü.  📌 “auf den Kopf fallen” ifadesi kafa travması şüphesi olduğunda sık kullanılır. Es hat sofort gebrochen.  → Hemen kustu. Mein Sohn klagt über Kopfschmerzen.  → Oğlum baş ağrısından şikâyet ediyor. Hat Ihr Kind Erbrechen?  → Çocuğunuz kusuyo...

Almanca'da Akusativ-Dativ ve Genetiv Konusu

        Almanca'da Akusativ-Dativ ve Genetiv  Konusu Almanca'da, isim cümleleri (Nomen-Satzglieder) belirli durumlara göre değişirler. Bu durumların ikisi Akkusativ (düzeltme durumu) ve Dativ (yönelme durumu) olarak adlandırılır. İşte daha detaylı bilgi: Akkusativ (düzeltme durumu): Bu durumda, bir isim nesnesi (Akkusativobjekt) eylemin doğrudan etkilenen nesnesidir. Yani, bir fiilin doğrudan etkilediği şeyi ifade eder. Genellikle "wen?" (ne?) ya da "was?" (ne?) sorularıyla belirlenebilir. Örnekler: Ich esse einen Apfel. (Bir elma yiyorum.) - "Apfel" Akkusativ'dir. Sie kauft das Buch. (O kitabı satın alıyor.) - "Buch" Akkusativ'dir. Dativ (yönelme durumu): Bu durumda, bir isim nesnesi (Dativobjekt) eylemin dolaylı etkilenen nesnesidir. Yani, bir fiilin dolaylı olarak etkilediği şeyi ifade eder. Genellikle "wem?" (kime?) sorusuyla belirlenebilir. Örnekler: Ich schenke meinem Bruder ein Buch. (Kardeşime bir kitap hediye ed...